Prostat Büyümesi Belirtileri Nelerdir?
Prostat bezi, erkek üreme sisteminin önemli bir bileşeni olup mesanenin hemen altında üretrayı çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir organdır. Yaşlanmayla birlikte prostat bezinin büyümesi son derece yaygın bir durumdur ve tıpta benign prostat hiperplazisi olarak adlandırılmaktadır. Elli yaş üstü erkeklerin yaklaşık yarısında ve seksen yaş üstündekilerin yüzde doksanına yakınında prostat büyümesi bulguları mevcuttur. Bu büyüme kansersiz bir süreç olup yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilir, ancak idrar yolu belirtilerine yol açarak yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmektedir.
Alt İdrar Yolu Belirtileri
Prostat büyümesinin klinik belirtileri iki ana kategoride ele alınmaktadır: depolama belirtileri ve boşaltım belirtileri. Depolama belirtileri mesanenin idrarı tutma fonksiyonuyla ilgili sorunları ifade eder. Sık idrara çıkma günde sekiz defadan fazla işeme ihtiyacı olarak tanımlanır ve prostat büyümesinin en erken belirtilerinden biridir. Gece idrara kalkma yani noktüri uyku kalitesini ciddi şekilde bozan bir şikayettir ve gece iki veya daha fazla kez uyanmayı ifade eder.
Ani sıkışma hissi, idrar yapma ihtiyacının aniden ve yoğun şekilde hissedilmesidir. Bu durumda hasta tuvalete yetişememe kaygısı yaşar ve bazen idrar kaçırma gerçekleşebilir. Sıkışma tipi inkontinans prostat büyümesinin ileri evrelerinde görülebilen ve sosyal yaşamı derinden etkileyen bir komplikasyondur.
Boşaltım belirtileri idrar akımındaki bozulmaları kapsamaktadır. İdrar akımında zayıflama en karakteristik belirtidir; hasta eskisi gibi güçlü bir idrar akımı oluşturamadığını fark eder. İdrar akımının başlamasında gecikme, yani işemeye başlamak için zorlanma ve bekleme büyüyen prostatın üretrayı sıkıştırmasının doğrudan bir sonucudur. Aralıklı idrar akımı, yani işeme sırasında akımın kesilip tekrar başlaması da bu mekanik obstrüksiyonu yansıtmaktadır.
İlerlemiş Belirtiler
Prostat büyümesi tedavi edilmeden ilerlediğinde daha ciddi belirtiler ortaya çıkabilir. Mesanede rezidüel idrar kalması, yani işeme sonrası mesanenin tam boşalamaması enfeksiyon riskini artırır ve mesane taşı oluşumuna zemin hazırlar. Hasta işeme sonrasında mesanesinin tam boşalmadığını hissedebilir ve kısa süre sonra tekrar işeme ihtiyacı duyabilir.
Akut üriner retansiyon, yani aniden hiç idrar yapamama durumu prostat büyümesinin acil müdahale gerektiren bir komplikasyonudur. Bu durum son derece ağrılıdır ve mesaneye sonda takılarak boşaltılması gerekmektedir. Soğuk hava, uzun süre hareketsiz kalma, bazı ilaçlar ve aşırı alkol tüketimi akut retansiyonu tetikleyebilen faktörler arasındadır.
Kronik üriner retansiyon ise mesanede sürekli olarak idrar kalması durumudur ve ağrısız seyreder. Ancak mesane içi basıncın artması böbreklere geri kaçışa ve zamanla hidronefroz adı verilen böbrek genişlemesine neden olabilir. İleri vakalarda böbrek fonksiyonlarının bozulması, yani postrenal böbrek yetmezliği gelişebilir. Bu durum sessiz bir tehlike olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Komplikasyonlar
Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları prostat büyümesinin önemli komplikasyonlarından biridir. Mesanede kalan idrar bakteri üremesine uygun bir ortam oluşturur. Ateş, yanma, bulanık idrar ve kötü kokulu idrar enfeksiyon belirtileridir. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar böbrek enfeksiyonuna ve sepsise ilerleyebilir.
Makroskopik hematüri, yani gözle görülür idrarda kan bulunması prostat büyümesinde rastlanabilen bir durumdur. Genişlemiş prostat damarlarının kanamaya yatkın olması ve mesane mukozasındaki değişiklikler hematürinin nedenlerindendir. Ancak hematüri her zaman benign bir nedene bağlı olmayabileceğinden mesane veya böbrek tümörünün dışlanması için ek tetkikler gereklidir.
Mesane taşları rezidüel idrarın kristalize olmasıyla oluşur ve ağrı, enfeksiyon ve hematrüiye neden olabilir. Mesane duvarının aşırı çalışması sonucu gelişen detrusor hipertrofisi zamanla detrusor dekompansasyonuna dönüşerek mesane kasının kasılma gücünü kaybetmesine yol açabilir. Bu irreversibl durum gelişmeden önce uygun tedavinin başlanması önemlidir.
Tanı Yöntemleri
Prostat büyümesinin değerlendirilmesinde kapsamlı bir ürolojik değerlendirme yapılmaktadır. Dijital rektal muayene prostat bezinin boyutunu, kıvamını ve konturlarını değerlendiren temel fizik muayene bulgusudur. Uluslararası Prostat Belirti Skoru olarak bilinen standardize sorgu formu belirtilerin şiddetini ve yaşam kalitesine etkisini ölçmek için kullanılmaktadır.
Üroflovmetri idrar akım hızını ölçen basit bir test olup obstrüksiyonun derecesini objektif olarak değerlendirir. İşeme sonrası rezidüel idrar miktarı ultrasonografi ile ölçülür. Prostat spesifik antijen yani PSA testi prostat kanseri taraması amacıyla yapılır; ancak prostat büyümesinde de hafif yükselebilir. PSA yüksekliğinde kanser olasılığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tedavi Seçenekleri
Hafif belirtileri olan hastalar izlem altında tutulabilir ve yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Sıvı alımının akşam saatlerinde azaltılması, kafein ve alkol tüketiminin sınırlandırılması, çift işeme tekniğinin uygulanması ve mesane eğitimi belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabilir. Bazı ilaçlardan kaçınılması da faydalıdır; dekonjestanlar ve antihistaminikler belirtileri kötüleştirebilen ilaçlar arasındadır.
Alfa bloker ilaçlar prostat ve mesane boynundaki düz kas tonusunu azaltarak idrar akımını iyileştirir. Bu ilaçlar birkaç gün içinde etki gösterir ve belirtilerde hızlı rahatlama sağlar. Beş alfa redüktaz inhibitörleri prostat boyutunu küçülterek uzun vadeli iyileşme sağlar ancak etkileri birkaç ay sonra belirginleşir. Kombine tedavi her iki mekanizmayı birlikte kullanarak sinerjistik etki elde etmeyi hedeflemektedir.
İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı veya komplikasyonların geliştiği durumlarda cerrahi tedavi gündeme gelmektedir. Transüretral prostat rezeksiyonu altın standart cerrahi yöntem olarak kabul edilmektedir. Lazer prostatektomi, prostat arteri embolizasyonu ve minimal invaziv tedaviler de güncel tedavi seçenekleri arasındadır. Tedavi seçimi hastanın belirtilerinin şiddetine, prostat boyutuna, genel sağlık durumuna ve tercihlerine göre bireyselleştirilmelidir.
Prostat büyümesinin erken dönemde fark edilmesi ve düzenli ürolojik kontrollerin yapılması, komplikasyonların önlenmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Elli yaş üstü erkeklerin yıllık ürolojik değerlendirme yaptırması, belirtilerin henüz hafifken yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınmasına olanak tanır. Ayrıca düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve yeterli su tüketimi prostat sağlığını destekleyen koruyucu faktörler arasında sayılmaktadır. Prostat büyümesi tedavi edilebilir bir durum olup doğru zamanda doğru müdahaleyle yaşam kalitesi önemli ölçüde iyileştirilebilmektedir.